Mini iş makinelerinin teknolojiyle şekillenen geleceği

19 Mayis 2026

TVH'in mini iş makineleri (SEM) segmentindeki cirosu, 2020'de gerçekleştirilen küresel lansmandan bu yana üç katın üzerine çıkarak büyümeye devam ediyor. Üstelik bu büyümeyi makine üreticilerinin, jeopolitik ticari dengelerdeki değişimlerin küresel tedarik zincirinde yol açtığı dalgalanmalara uyum sağlamaya çalıştığı bir dönemde sağlıyoruz. Sektördeki makinelerin daha akıllı ve otomasyona dayalı özeliklerle geliştirildiğini görüyoruz.

Global Market Manager Joris Tijtgat, bu röportajda TVH'in hızla değişen sektör dinamiklerine nasıl uyum sağladığını açıklıyor. Sektördeki zorlukları ve fırsatları değerlendirirken önümüzdeki dönemde iş makinelerine yönelik parça ve çözümlerde nasıl bir yol izleneceğini de ortaya koyuyor.

Joris Tijtgat

Uzmanımız hakkında

Joris Tijtgat, TVH'te Global Market Manager olarak görev alıyor. Şirkette geçirdiği 14 yılı aşkın sürede ürün geliştirme departmanından bugünkü görevine yükselen Joris Tijtgat, küresel pazara açılma süreçlerinde stratejik ve operasyonel yönetimi üstleniyor. 2019'dan bu yana mini iş makinesi segmentindeki cironun üç katına çıkmasını sağlayan kapsamlı büyüme sürecine öncülük etmeye devam ediyor.

PAZARDAKİ GELİŞMELER

Son birkaç yılda mini iş makinesi pazarında gözlemlediğiniz küresel eğilimler neler?

Mini iş makinelerindeki küresel eğilimleri incelediğimizde üreticilerin teknolojiye giderek daha fazla odaklandığını görüyoruz. Özellikle otomasyon, yapay zekâ ve bağlantı teknolojilerine öncelik veriyorlar. Şirketler, makinelerinin tam olarak nerede olduğunu her an bilmek istiyor. Aynı zamanda iş gücü piyasasında teknik becerilere sahip çalışan bulmak da giderek zorlaşıyor. Bu nedenle üreticiler, bu makinelerin daha kolay kullanılmasını sağlayan teknolojiler geliştiriyor.

Bu teknolojilerin büyük bir kısmını ağır iş makineleri sektöründe görüyoruz. Örneğin, artık birçok mini yükleyicide düzleme işlemi için büyük bir ekran bulunuyor. Bu işlem, inşaat projelerinde istenen eğimi hatasız bir şekilde oluşturmak için arazinin düzleştirilmesini ve şekillendirilmesini kapsıyor. Birkaç yıl öncesine kıyasla büyük bir teknolojik sıçramaya şahit oluyoruz. Bu makineler artık eskisi kadar "basit" değil.

Gözlemlediğimiz bir diğer önemli eğilim ise Avrupa ile Amerika pazarlarında Çinli üreticilerin giderek güç kazanması. Çin menşeli markalar forklift sektöründe zaten güçlü bir konuma sahipti. Ancak inşaat sektörüne ilişkin tüm tahmin modelleri, 2020 yılında makine satışlarında bir azalmaya işaret ediyordu. Fakat hepimizin bildiği gibi, pandeminin damga vurduğu bu yılda makine satışları önemli ölçüde arttı ve sektör rekor seviyede büyüme gösterdi. Bu rekor seviyenin ardından Çin iç pazarında keskin bir daralma yaşandı. Üretim kapasitesi ve stok seviyesi talebin oldukça üzerinde kalınca Çinli üreticiler doğal olarak ihracata yönelmek zorunda kaldı. Sonuç olarak Çinli markaların iş makinesi pazarında ağırlığının giderek arttığını görüyoruz.

Bir diğer eğilim ise yeni bir makine türü olan mini paletli yükleyicilerin ("stand-on loader" olarak da bilinen, ayakta kullanılan bir yükleyici türü) giderek yaygınlaşması. Görevimin bir parçası olarak bu eğilimleri yakından takip ediyorum. Bir marka veya makine türü yaygınlaşmaya başladığında bizim de buna göre harekete geçmemiz gerekiyor. Bu yeni makinelerin yedek parçalarına talep bugün yüksek olmasa da bir noktada talepte artış olacağını biliyoruz. Talep arttığında da ihtiyaç duyulan parçaların stoklarımızda hazır bulunması gerekiyor.

Geçtiğimiz birkaç yıl içinde TVH'in odağını mini iş makinelerine yönelik ürün geliştirme ve bu ürünleri pazara sunma faaliyetlerine kaydırdığınızı görüyoruz. Bu değişikliği sağlamak için neler yaptınız?

Güzel bir soru. Global Market Manager olarak önümüzdeki yıllara yön verecek genel stratejiyi belirliyorum. Önceliklerimizi belirleyip bu öncelikleri şirket içinde ve müşteriler nezdinde nasıl hayata geçireceğimizi netleştiriyorum. Stratejimin temelinde iki ana konu yer alıyor: ürün geliştirme ve pazara sunma. Doğru ürünü sunmanın yanı sıra bu ürünü nasıl pazarlayacağınızı bilmek de önemli.

Temeli sağlam atmak adına son altı yılda satış ekibimizi desteklemek için özellikle çalıştım. TVH, forklift parçaları alanında uzun yıllardır hizmet veren bir şirket. Yıllar içinde ürün portföyümüze teleskopik yükleyici, hareketli personel yükseltici platform ve tarım makinelerine yönelik parçaları ekleyip portföyümüzü genişleterek tecrübe kazandık. Dolayısıyla satış ekibimiz, farklı makine türleri hakkında kapsamlı bir teknik bilgi birikime zaten sahipti. Ancak mini iş makineleriyle birlikte lastik palet ve alt yürüyüş takımı parçaları gibi bizim için yeni birçok ürünü portföyümüze kattık. Başarıya ulaşmak için gerekli becerilere ve bilgiye sahip olmamız şart. Bir ürün satın alırken doğal olarak söz konusu ürünü gerçekten iyi bilen bir kişiyle görüşmek istersiniz.

Lastik paletli mini ekskavatör

Ürün geliştirmede en önemli unsurlarından biri gelecekte oluşacak talebi öngörmektir. Pazara sunma süreci bir "pazara giriş stratejisi" gerektiriyor ve bu stratejide marka farkındalığının rolü önemli. TVH logosundaki forklift nedeniyle bazı iş makinesi sahipleri, onlara çözüm ortağı olabileceğimizi fark etmiyor. Lansmanımızın üzerinden altı yıl geçmiş olsa da müşterilerin bu bağlantıyı kurabilmesi için fuar ve reklamlar aracılığıyla farkındalık yaratmaya devam ediyoruz.

Aynı zamanda yeni müşterilere ulaşmaya odaklanıyoruz. Yeni bir pazara yöneldiğimizde bizi henüz tanımayan potansiyel müşterilere ulaşmamız gerekiyor. Bununla birlikte mevcut müşteri portföyümüzü de analiz ediyor, mini iş makineleriyle çalışan kiralama şirketleri ve onarım merkezleriyle iletişime geçiyoruz. Mini iş makinelerinde ise tarım sektöründeki müşteri kitlemiz ile belirli ölçüde örtüşme olduğunu görüyoruz. Örneğin, çiftçiler ahır temizliğinde çoğu zaman mini yükleyici kullanıyor. Mevcut müşterilerimize, bu makinelere yönelik çözümler de sunduğumuzu anlatmamız gerekiyor.

Son olarak, pazara sunma süreci doğru parçayı doğru yerde hazır bulundurmayı gerektiriyor. Markaların ve belirli ekipman türlerinin popülerliği dünyanın farklı bölgelerine göre değişebiliyor. Örneğin Güney Afrika'da beko loder daha fazla tercih edilirken Fransa'da mini ekskavatörler öne çıkıyor. Bu bilgileri kullanarak doğru parçaları doğru bölgelerde stokta bulundurmamız gerekiyor. Her bölgenin ihtiyaçlarına uygun bir stok planlaması şart.

Parça satışında üç temel unsur belirleyici oluyor: fiyat, kalite ve stok durumu. Burada en kritik unsur, ürünün stok durumu. İnşaat sektöründe bir parça için bir hafta beklemeniz gerekirse makineyi o sırada kullanamazsınız ve siz parçayı beklerken tüm iş aksar. Hiçbir müşteri böyle bir durum ile karşı karşıya kalmak istemez. Makinenin kullanım dışı kaldığı süreyi kısaltmak amacıyla stok seviyelerimizi marka ve makinelerin popülerliğine göre optimize ediyoruz. Yakın zamanda Avustralya'da lastik paletler için yerel stok uygulamasını başlattık. Bu uygulamadan önce bütün ürünleri Belçika'dan gönderiyorduk. Bu yöntem hem uzun sürüyor hem de yüksek nakliye maliyetlerine yol açıyordu. Artık Avustralya, İspanya ve İtalya gibi ülkelerde açtığımız yerel stoklar sayesinde müşterilerimizin ihtiyaçlarına çok daha hızlı yanıt verebiliyoruz.

Bu çalışmaların ardından mini iş makineleri segmentindeki satışlarımız üç katına çıktı. Önümüzdeki 12 aylık dönemde hangi adımları atmayı planlıyorsunuz?

Mini iş makineleri pazarı hızla gelişiyor. Önümüzdeki 12 ay içinde daha önce attığımız temelleri güçlendirmeye devam edeceğiz. Satış ekibimizin doğru bilgilere sahip olduğundan emin olmalıyız. Aramıza çok sayıda yeni çalışma arkadaşı katıldığı için eğitimlerimizi tekrarlamamız gerekiyor. Bununla ilgili şöyle bir söz var: "Tekrar edilen hatırlanır, hatırlanan da uygulanır." Yeni çalışma arkadaşlarımızın bazı bilgileri unutması doğal; bu nedenle tekrar yapmak son derece önemli.

Ayrıca fuarlara katılarak ve dijital görünürlüğümüzü artırarak farkındalık çalışmalarımıza hız vereceğiz. Örneğin "mini ekskavatör için yedek parça” için çıkan arama sonuçlarda ilk sıralarda yer almamız gerek. Ayrıca, doğru parçaları doğru yerde hazır bulundurabilmek için ağımızı geliştireceğiz. Daha önce de belirttiğim gibi, her bölge için bölgenin ihtiyaçlarına cevap veren parçaları önceliklendiriyoruz. Bunların yanı sıra, Çin merkezli yeni üreticiler gibi pazardaki eğilimleri takip etmeye de devam edeceğiz. 

Genel olarak önümüzdeki 12 aya yönelik stratejimiz; mevcut ivmeyi korumak ve elde ettiğimiz başarıları daha da ileriye taşımak.

Çin menşeli mini iş makinesi markalarına erişimin kolaylaşması ne gibi etkiler yaratıyor?

Çinli OEM'lerin pazarda geçici olmadığı açık. Çin menşeli makinelerin Japon, Amerikan veya Avrupa menşeli modeller kadar güvenilir olmadığı yönünde genel bir kanı var. Aslında bu markalar artık, iyi bilinen ve güvenilir parçalar kullanıyor. Önde gelen Batılı markalarda kullanılan motorların ve hidrolik parçaların aynısını Çin menşeli makinelerde de görebilirsiniz. Lider markaların hangi ürünleri kullandığını tespit edip bu kaliteli ürünleri kendi makinelerinde kullanıyorlar. Bu da müşterilere güven veriyor.

İlk nesil ürünlerde kalite sorunları görülmüş olabilir ancak üreticiler bu sorunlardan ders çıkararak iyileştirmeleri çok hızlı yapabiliyor. Bir özelliğin doğru çalışmadığına dair geri bildirim aldıklarında sorunu neredeyse anında gideriyorlar. Bu hız onlara son derece önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca, elektrifikasyon konusunda sektörün öncüleri arasındalar ve pazardaki en geniş ürün yelpazesini sunuyorlar.

Bir diğer önemli unsur ise stok durumu. Batılı ve Japon üreticilerin teslim süreleri uzayabilirken Çinli OEM'ler hızlı teslimat yapabilmek için genellikle yüksek stok seviyeleri bulunduruyor. Geniş stokları, müşterilerin bu üreticilere şans vermesini sağlıyor. 

ABD ve Avrupa'da uygulanan mevcut gümrük tarifeleri, Çinli üreticilerin pazardaki büyümesini yavaşlatsa da bu üreticilerin yarattıkları etkiyi durdurmayacaktır. Ayrıca Güney Amerika ve Afrika'daki etkilerini de önemli ölçüde arttırıyorlar. Büyümeye devam eden bu segmentte müşterilerimizin ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla bu markalardaki gelişmeleri yakından izliyoruz.

TEKNİK UZMANLIK VE ÜRÜN GELİŞİMİ

TVH, müşterileri için mini iş makinesi yelpazesini oluştururken ürünleri nasıl belirledi?

Güzel bir soru. Bu konu görevimin önemli bir parçası ve oldukça kapsamlı bir süreç gerektiriyor. Öncelikle pazarı veriler üzerinden anlamak için zaman ve emek harcamak gerekiyor. Ürün seçimlerimizi pazardaki başlıca marka ve makineleri tespit ederek şekillendiriyoruz. Ancak, doğrudan müşterilerle iletişim kurmanın çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Müşterilerin geri bildirimlerinden çok şey öğrenebilirsiniz.

Tüm ihtiyaçlara uygun tek bir çözüm sunamazsınız. Böyle bir şey mümkün değil. Genel bir ürün yelpazesi belirledik ancak sunduğumuz ürünleri her pazara göre şekillendiriyoruz.

Mini iş makineleri için artık 5 milyondan fazla parça referansı sunarken böylesine çeşitli ve çok markalı bir pazarda kaliteyi ve uyumluluğu nasıl sağlıyorsunuz?

Son altı yılda oldukça kapsamlı bir veri tabanı oluşturduk. Müşterilerin ihtiyaç duydukları ürünleri internet mağazamızda bulabilmeleri için öncelikle parça numaralarını bilmemiz şart. Böylesine kapsamlı bir veri tabanının oluşturulması başlı başına önemli bir başarı. Söz konusu beş milyon ürün referansının yanı sıra 100.000'i aşkın stok lokasyonumuz bulunuyor. Bu sayı da oldukça büyük. 

Kesinlikle basit bir süreç değil. Birçok rakibimizin aksine ürün yelpazemizi filtre ve paletlerle sınırlı tutmuyoruz. Geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Bu nedenle her ürün kategorisinden sorumlu yöneticilerimiz bulunuyor. Ürün yöneticilerimiz, kendi ürün gruplarındaki gelişmeleri izleyerek gerekli stratejileri oluşturuyor. Hidrolik sistemler, lastikler ve motor bileşenleri gibi sorumlu oldukları segmentte kaliteyi belirleyen unsurları tespit ediyorlar. Ayrıca dünyanın farklı bölgelerinde çok sayıda ürün uzmanımız bulunuyor. Uzmanlarımızın arkasında, geri bildirimleri değerlendirip çalışmalarımıza yön veren güçlü bir kalite ekibi bulunuyor. Elbette en önemli kaynaklarımızdan biri olarak müşterilerimizin görüşlerine de kulak veriyoruz. Müşterilerimiz, ürün kalitesi konusunda doğru kararlar almamıza yardımcı oluyor.

beko loder

Elektrikli kompakt ekipmanlarda durum nedir? Geçiş beklendiği gibi ilerliyor mu? Olası engeller neler?

Otomotiv ve forklift sektörlerinde elektrifikasyon tüm hızıyla devam ediyor. Mini iş makineleri segmentinde ise elektrikli ekipman kullanımı hâlâ düşük seviyede. Jeopolitik etkenler ve kamu yatırımlarının yetersizliği nedeniyle inşaat sektörüne yönelik mevcut tahminler de zayıf sinyaller veriyor. Yüksek faiz oranları ve inşaat projelerindeki azalma da bu araçların yaygınlaşamamasına neden oluyor.

Elektrikli makinelerin henüz yaygınlaşmamasının bir diğer nedeni de yüksek satın alma maliyeti. Elektrikli bir mini ekskavatör, dizel bir modele kıyasla iki, hatta üç kat daha pahalı olabiliyor. Akü ömrü de bir diğer endişe kaynağı. Bu makineler genellikle elektrik altyapısı bulunmayan, şehirden uzak şantiyelerde kullanıldığından maliyeti yüksek jeneratörler ve şarj cihazları gerektiriyor. Bu nedenle çoğu müşteri açısından dizel modeller hâlâ daha avantajlı bir seçenek.

Avrupa'da Hollanda ve İskandinav ülkeleri, devletin sunduğu vergi teşvikleri sayesinde bu dönüşüme öncülük ediyor. Bu destekler olmadığında pazar gelişmekte zorlanıyor. Ancak tekerlekli yükleyicilerde farklı bir eğilim görüyoruz. Bu makineler, uygulandıkları alanlar son derece öngörülebilir olduğu için elektrifikasyona geçiş açısından ideal bir başlangıç noktası görevi görüyor. Genellikle endüstriyel sahalar gibi kontrollü alanlarda kısa ve tekrarlayan işlerde kullanıldıkları için şarj işlemi kolay ve verimli oluyor. Makineler sürekli kullanıldıkları için satın alan kişiler yatırımlarının karşılığını daha kısa sürede alabiliyor. Bu makinelerin etkili bir şekilde kullanılması, elektrifikasyonu ölçeklenebilir bir çözüm olarak görülmesini sağlıyor. Bu nedenle şu anda piyasada en yaygın kullanılan elektrikli iş makinesi, tekerlekli yükleyiciler.

Teknoloji zaten mevcut, ancak pazar hazır değil. Müşterilerin çoğu bu fiyatı henüz makul bulmuyor. Bu konuda yatırım yapan şirketler genellikle kiralama şirketleri. Emisyon ve gürültü kurallarının sıkı olduğu şehirlerde faaliyet gösteren yükleniciler için elektrikli makinelere ihtiyaç duyuyorlar. Elektrikli makineler çok sessiz oldukları için yoğun nüfuslu bölgelerde gece vardiyaları ve onarımlar için ideal bir çözüm. Yasal düzenlemelerin de elektrikli makineleri bir zorunluluk hâline getirdiğini söyleyebiliriz.

Teknoloji, teknisyenlerin öğrenebileceğinden daha hızlı ilerliyor. Sektördeki en büyük bilgi eksikliği hangi alanlarda ve bu eksiklikleri nasıl kapatıyorsunuz?

Servis teknisyenleri yeni teknolojileri yakından izlemeli. Müşterilerimize, birçok markayla uyumlu arıza tespit araçları sağlıyoruz. Örneğin teknisyenler, motoru veya başka işlevleri kontrol etmek için farklı makinelere bağlanabilirler. Ardından eleme yöntemiyle arızayı tespit edip sorunu giderebilirler.

Pazara sürekli yeni oyuncular giriyor ve gelişmeleri takip etmek kimi zaman zorlaşabiliyor. Ancak temel teknoloji büyük ölçüde aynı kalmaya devam ediyor. Örneğin içten yanmalı motorlara, daha düşük emisyon standartlarını karşılamak için yeni özellikler geliyor. Bu nedenle TVH University ile birlikte teknolojik gelişmeleri yakından izliyoruz. Fakat değişikliklerin çoğu markaya özgü değil; temel teknoloji hep aynı.

Eğitim merkezimiz TVH University üzerinden bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ürünler konusunda güncel kalmak için eğitimlerimizin kapsamını genişletiyoruz. Dünya çapında tanınan iş ortaklarımız da bu konuda bize destek oluyor.

FİLO YÖNETİMİ

Günümüzdeki çalışma sahaları mini iş makinalarının tasarımını ne şekilde etkiliyor?

Şehirleşme nedeniyle OEM'lerin çalışma sahaları giderek daralıyor. Bu soruna sıfır kuyruk dönüşlü ekskavatör gibi tasarımlarla çözüm sağlamaya çalışıyorlar. Bu makineler, üst gövdeleri paletlerin dışına taşmadan 360 derece dönebiliyor. Bu sayede çok dar alanlarda kullanılabiliyor.

Elektrifikasyon da bir diğer önemli etken. Üreticilerin, şehirler için daha az ses ve sıfır emisyon gibi yeni ihtiyaçlara yanıt vermesi şart. Bu standartlar on yıl önce önemli değildi ancak günümüzde kritik önem taşıyor.

TVH adına bu eğilimleri yakından takip ediyorum. Yeni bir makine popülerleşmeye başladığında hazır olmamızı sağlamam gerekiyor. Müşterilerimiz, bir noktada bu makineler için parçalara ihtiyaç duyacak. Bu parçaları müşterilerimize sağlayabiliyor olmamız gerek. 

Bahsi geçen çalışmalarda filo yönetimine yönelik uygulamaların rolü nedir?

Filo yönetimi, çalışma saatlerinin kaydedilmesiyle başlar. Tahmini olarak bakım planlaması yapmak için en doğru yol budur. Küçük ekipmanlarda sistem, motor uyarılarını ve coğrafi sınırlamayı da takip eder. Daha büyük ekskavatörlerde ise yakıt tüketimine odaklanır.

GemOne çözümümüz sayesinde müşterilerimizin makinelerini korumasını sağlıyoruz. Sistemdeki veriler sayesinde makinelerinin konumunu kolayca tespit edebiliyorlar. Bu şekilde lojistik kolaylaşırken bir hırsızlık durumunda hızlı müdahale imkânı oluşuyor. Hırsızlık, iş makinesi sektöründe önemli bir sorun. Yeni ortaya çıkan bir sorun değil elbette; ne yazık ki hayatımızın bir parçası. Ancak GemOne bunlarla sınırlı kalmıyor. GemOne sayesinde müşterilerimiz, makinelerin kullanım dışı kalma süresini ve iş yeri kazalarını en aza indiriyor, böylece zamandan ve maliyetten tasarruf sağlıyorlar.

GELECEK

Önümüzdeki yıllarda mini iş makinesi pazarında TVH'in sonraki adımı nedir?

Mini iş makinesi pazarına girmek TVH için doğru bir karardı. Elimizde zaten birçok makineyle uyumlu çok sayıda yedek parça bulunuyordu. Ayrıca elimizdeki ürünler ve müşteri portföyümüz büyük ölçüde örtüşüyordu. Bu şekilde mini iş makinesi ürün yelpazemizi mevcut müşterilerimizin birçoğuna sunabildik.

Bizi farklı kılan, sınırlarımızın net olması. Dokuz markaya (Case, Caterpillar, Bobcat, JCB, John Deere, Yanmar, Kubota, Takeuchi ve Volvo) ve dört makine türüne (beko loder, kompakt paletli yükleyici, mini yükleyici ve mini ekskavatör) odaklanıyoruz. Bu ürünlerle mini iş makinesi pazarının %75’ini kapsıyoruz. Ayrıca, şantiye damperli kamyon ve kompakt tekerlekli yükleyiciler gibi başka makinelere yönelik çözümler de sağlıyoruz. Ciromuzun üç katın üzerine çıkması yaklaşımımızın işe yaradığını kanıtlıyor. Bu başarı elbette, stratejimizi hayata geçiren ekibimizin eseri.

Ancak işimiz henüz bitmedi. Önümüzdeki dönemde ürün portföyümüzü genişletmek istiyorum. Listemize yeni markalar ekleyerek büyüyebiliriz. Faaliyetlerimiz, müşterilerimize teknik araştırma desteği ve yedek parça sağlamaktan ibaret değil. Aynı zamanda TVH University ve TVH Exchange gibi hizmetler sunuyor, e-ticarette gelişmeye odaklanıyoruz. Müşterilerimiz artık sadece ölçülerle arama yaparak lastik palet gibi parçaları kolayca bulabiliyor. Arama deneyimini daha da kolaylaştıracak yeni özellikleri test ediyoruz. 

Müşterilerimizin tüm ihtiyaçları için tek iş ortağı olarak daha fazla destek olmak istiyoruz. Komatsu, Hitachi veya başka herhangi bir marka için farklı tedarikçilerle çalışmak zorunda kalmalarına gerek yok. Nihai hedefimiz tam olarak bu.

YAZARLAR HAKKINDA

Bu blog yazısı mini iş makinesi ekibiniz tarafından hazırlanmıştır.

1. ADIM
Bize şirketinizden bahsedin

Faaliyet alanınızı belirtmek ve müşteri hesabınızı talep etmek için bu başvuru formunu doldurarak bize gönderebilirsiniz.

2. ADIM
Hesabınızı oluşturun

Satış ekibimiz, ihtiyaçlarınız hakkında konuşmak ve kayıt işlemini tamamlamak için 3 iş günü içerisinde sizinle iletişime geçecektir.

3. ADIM
Çevrimiçi mağazamıza giriş yapın

Hesabınız oluşturulduktan sonra, çevrimiçi mağazamıza giriş için kişisel bir oturum açma bilgisi gönderilecektir. Parça seçimi ve ilk siparişinizi verme konusunda size rehberlik edeceğiz.

Hesap talebinde bulunun

75.000'den fazla müşteri, müşterilerinin ekipman filosunun sorunsuz ve verimli çalışmasını sağlamak için yedek parça tedarikçisi olarak TVH'ye güveniyor. Her şey bir müşteri hesabıyla başlar.

Müşterimiz olun